Depresyon hakkında Depresyona karşı yardım Akrabalara yardım Toplum DepNet Buluşma Noktası Depresyonum

Hatıra defterini oku

Aşkın tarifi

Hatıra defterinde bir sayfa ""
Yazan kartall 23. Nis 2008 23:00

depnet, size göre aşk nedir ? tarifini anlatın bana..
bana göre ise şu an aklımdan geçtiği şekliyle bulunmayan
görülmeyen elle tutulmayan kısacası olmayan bir şey..
belkide başka bir şey..
yani kısaca klasik söylemlerin dışında, aşkın başka
tarifi varmı?

 

Diğer kullanıcılardan yorumlar:

aşk, annene babana kardesine sevgiline eşine cocuguna dostuna ya da köpegine karsı kalbinin pır pır attıgı karnının içinin alev alev yandıgı doga üstü bir his benim için.. aşkı tadabilene ne mutlu onu hissedebilene ne mutlu ama sahtesini deil sahte olanlar acı verenler onlar gercek ask deil benim nazarımda..

Yazan seymaa, 24. Nis 2008 00:55

“AŞKIN TARİFİ”
Her baktığımda, ilk defa görüyormuşum gibi…
Ama kendimden bile önce tanıdığım…
Her saniye yeniden doğmak gibi…
Ama asırlardır süren…
Kışa dönmeyen sonbahar; derin, duygulu…
Yaza dönmeyen ilkbahar; serin, coşkulu…
Ilık avuçlarında, kar taneleri…
Güneş sıcağı, gözleri…
Ve sözleri…
Ve sesi…
Böyle olmalı aşkın tarifi…
Ki, tarif edilememeli…
“Resmini çiz!” deseler…
Bacası tüten bir ev belki…
Belki gece yarısı terkedilmiş bir şiir…
Veya kaldırımların kanına giren…
Aşkın ayak sesleri…
“Resmini çiz!” deseler…
Her köşe başı ıhlamur kokar…
Yağmur kokar…
Veya…
Gecenin koynuna bırakılan gözyaşları…
Gizli ve mahcup…
Aşk, istemektir belki…
Belki bir ticaret; pazarlıksız…
Bedeli kalbinizdir… Bedeli her şeydir…
Sonrası bir uzun yolculuk…
Sonrası; nasip!
Tarifini sorsalar…
Her baktığımda, ilk defa görüyormuşum gibi…
Az kalsın ölüyormuşum gibi…

Yazan kardelen71, 24. Nis 2008 02:25

“CAN DÜNDAR’DAN AŞKIN TARİFİ”
*Evinin seni içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksin... Sokağa fırlayacaksın... Sokaklar da dar gelecek... Tıpkı vücudunun yüreğine dar geldiği gibi... Ne denizin mavisi açacak içini, ne pırıl pırıl gökyüzü...
* Kendini taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar küçüleceksin... Birileri sana bir şeyler anlatacak durmadan... "Önemli olan sağlık.", "Yaşamak güzel.", "Boş ver, her şey unutulur."… Sen hiçbirini duymayacaksın...
*Göz yaşlarından etrafı göremez hale geleceksin... Ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksin...
*Hep ondan bahsetmek isteyeceksin... "Ölüme çare bulundu" ya da "Yarın kıyamet kopacakmış" deseler başını kaldırıp Ne dedin?" diye sormayacaksın...
*Yalnız kalmak isteyeceksin... Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak... İkisi de yetmeyecek...
*Geçmişi düşüneceksin... Neredeyse dakika dakika... Ama kötüleri atlayarak... Onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin... Gittiğin yerlere gitmek... Bu sana hiç iyi gelmeyecek... Ama bile bile yapacaksın...
*Biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksın... Aslında kurtulmak istediğin halde, o acıyı yasamak için direneceksin... Hayatının geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksin.... Aksini iddia edenlerden nefret edeceksin...
*Herkesi ona benzetip kimseyi onun yerine koyamayacaksın...
* Hiçbir şey oyalamayacak seni... İlaçlara sığınacaksın... Birkaç saat kafanı bulandıran ama asla onu unutturmayan. Sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren...
*Bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek... Boğazın düğümlenecek, dinleyemeyeceksin...
*Uyumak zor, uyanmak kolay olacak... Sabahı iple çekeceksin... Bazen de "Hiç güneş doğmasa" diyeceksin... Ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler... Ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin...
*Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çıkana sarılmak isteyeceksin... Nafile... Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek...
*Rüyalar göreceksin, gerçek olmasını istediğin... Her sıçrayarak uyandığında onun adını söylediğini fark edeceksin...
*Telefonun çalmasını bekleyeceksin... Aramayacağını bile bile... Her çaldığında yüreğin ağzına gelecek... Ağlamaklı konuşacaksın arayanlarla... Yüreğin burkulacak... Canın yanacak... Bir daha sevmemeye yemin edeceksin...
*Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden... Onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksın... Defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğin için kendinden nefret edeceksin...
*Yaşadığın şehri terk etmek isteyeceksin... Onunla hiçbir anının olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek... Ama bir umut... Onunla bir gün bir yerde karsılaşma umudu... Bu umut seni gitmekten alıkoyacak... Gel gitler içinde yasayacaksın... Buna yaşamak denirse... /// Razı mısın bütün bunlara...? Hazır mısın sonunda ölüp ölüp dirilmeye...? O halde aşık olabilirsin…

Yazan kardelen71, 24. Nis 2008 02:26

Nedir şu aşk...? Aşk hayatın bize hazırladığı en güzel sürprizdir, bu yüzden de kalpleri ne zaman ele geçireceği hiç belli değildir. Daha ne olduğunu bile anlayamadan onun hükümdarlığına giriverirsiniz. Aşk; en yalın biçimde anlatılan tek kavramdır o, adı kendisidir zaten. Onu anlatmak için sonu gelmez cümleler kurmanıza gerek yoktur, "Aşık oldum" dediğiniz an akan sular durur, küçücük çocuk bile sizi rahatlıkla anlayabilir, çünkü aşkın dili tektir.

Aşkın ne zaman gelebileceği belli olmadığı gibi, ne zaman gideceği de hiç belli değildir. Fazla vakti yoktur onun, uzun süre beklemeye ve bekletilmeye tahammülü de yoktur. Bir başka göze bakmaya, bir başka tene dokunmaya başlaması o kadar da zor değildir...Aşktan değil, onun kaçmasından korkun ve doğruluğuna yanlışlığına bakmadan sonuna kadar savunun aşkınızı...
------------------------------------------------

Yazan GURUR, 24. Nis 2008 10:21

AŞK AŞK AŞK.tarifi kişiye göre değişir bence.herkes aşık olunca kendisini farklı hisseder.kiminin ayakları yerden kesilir,kimisi ise iştahtan kesilir.kimisi hiç yapmadığı şeyleri yapmaya başlar,kimisi ise içine kapanıp düşünceli olur.bana sorarsanız aşk kalbe girince aklın seyehate çıkmasıdır:)

Yazan narçiçeği, 24. Nis 2008 12:20

:) asradıgınız tarif aşk kelimesinin içinde

A= CIYA
Ş=İKAYETSİZ
K=ATLANMAK...

:)

Yazan Anonim, 24. Nis 2008 19:20

seyma,kardelen,gurur,narçiçeği,çatkapı yorumlarınız için
tşk.ederim.herkesin bir başka aşk tarifi varmış..

Yazan kartall, 24. Nis 2008 19:28