Depresyon hakkında Depresyona karşı yardım Akrabalara yardım Toplum DepNet Buluşma Noktası Depresyonum

Hatıra defterini oku

DUALAR

Hatıra defterinde bir sayfa ""
Yazan GURUR 22. Şub 2008 12:05

Ve duanin gücü modern tibbi yendi



Duanin gücünü arastiran uzmanlar, sasirtici verilere ulasti: 'Insanin kendisi ya da bir baskasi için ettigi dualar, hem eden hem edilenin fiziki ve ruhi yapisina olumlu yönde katkida bulunuyor
Duanin gücünü kesfeden ilaç sirketleri simdi ‘duayi modern tip’ ile birlestirmenin yollarini ariyor.

Amerikali ünlü sarkici Aretha Franklin 60’li yillarda ‘I say a little prayer for you’ (Senin için küçük bir dua ediyorum) isimli sarkisini söylediginde, kalpten dile getirdigi bu cümlenin, kisa bir süre sonra tip dünyasinda ter akitan bilim adamlarina ilham verecegini bilemezdi elbette. 70’lerden itibaren yapilan arastirmalar, dua etmenin, insan sagligi üzerinde olumlu etki yarattigini gösteriyor! Duanin gücünü arastiran uzmanlar, sasirtici verilere ulasiyor. Klinik deneyler, insanin kendisi ya da bir baskasi için ettigi dualarin, hem eden hem edilen kisinin fiziki ve ruhi yapisina olumlu yönde katkida bulundugunu gösteriyor. Duanin gücünü kesfeden klinik, vakiflar ve ilaç sirketleri simdi ‘duayi modern tip’ ile birlestirmenin yollarini ariyor. Sir John Templeton Vakfi, bu istikametteki arayislarin meyvesi olarak ortaya çikan ‘Mind-Body’ (Ruh/Beden) alanindaki arastirmalar için yilda 30 milyon dolar harciyor. ABD Ulusal Saglik Enstitüsü de ‘düsünce’ odakli tip için 3,5 milyon dolarlik bir fon ayirmis durumda. Dünyanin en ünlü kalp cerrahlarini bünyesinde barindiran Cleveland Clinic’in hemen yani basinda bulunan Case Western Reserve Tip Fakültesi’ndeki doktor adaylari, tip tarihi ve hastaya genel yaklasim konularinda ‘hastanin inanci’ konusunu da ders olarak görüyor. Ingiltere’de binlerce insan hastanelerdeki yakinlari için dua ediyor. Hatta birçok kisi, bir araya gelerek yakinlari için toplu dualar ediyor. Dua edenler arasinda doktorlar ve diger saglik personeli de bulunuyor. Bilim adamlarina göre grup dualarinda daha güçlü bir frekans yakalanabiliyor. Duanin maddi etkilerini gösteren en önemli arastirmanin sahibi ise, Harvardli bilim adami Herbert Benson. Dua eden kisilerin beyin MR’larini çeken Benson, bu tarama ile vücudun ve beynin dua ederken degistigini ortaya koyuyor. ‘Yaptigimiz beyin taramalarinda, düzenli sekilde ibadet eden kisilerin, digerlerine nazaran daha düsük tansiyona sahip olduklarini, daha az gerilim içinde olduklarini görebiliyoruz.’ diyen Benson’in bulgularina göre, dua ya da ibadet esnasinda vücut fonksiyonlari rahatliyor ve beyin büyüyor. Yer ve gök dua üstünde durur der büyükler. Kur’an-i Kerim’in tavri çok nettir bu konuda: ‘Duaniz olmasaydi ne ehemmiyetiniz olurdu.’ der ayette (Furkan, 25/77)’. Müslüman dogarken dua miriltilari ile dogar, onunla büyür, günlük islerine onunla baslar. Yalniz Müslümanlarin degil ehl-i kitabin ve hatta Budistlerin bile bütün kainatidir dua. Ellerde tesbih ‘Rab’ zikredilir. Ancak son yillarda ‘dua etmek’ dini bir ritüel olmaktan bir adim öteye geçerek tedavi araci olmaya basladi. Dua ile iyilesme süreci arasindaki baglantiyi incelemek amaciyla yürütülen arastirmalar son derece önemli sonuçlar ortaya koyuyor. ABD ve Ingiltere’de yapilan arastirmalara göre, hastalar için dua etmek, hastalarin rahatsizlik belirtilerini azalttigi gibi, iyilesme sürecini de hizlandiriyor. Diger bir deyisle; hem ‘dua eden’ hem de ‘dua edilen’ sifa buluyor. Durum böyle olunca basta Amerika ve Ingiltere’de olmak üzere birçok ülkede ‘dua kulüpleri’nin sayisinda artis gözleniyor. Birçok insan basi sikistiginda ve hastalik kapisini çaldiginda, doktorlarla birlikte duaya da basvuruyor. Dua eden sihhat buluyor 1960’li yillarda sadece sarkilara tema olan ‘dua’ 90’li yillarin ortalarindan sonra ciddi anlamda arastirma konusu oldu. Bu tarihten sonra ABD’deki ‘dua ve saglik’ konulu arastirmalarin sayisi neredeyse ikiye katlandi ve ortaya çarpici sonuçlar çikti. Sözgelimi, Michigan Üniversitesi’nin arastirmasina göre, dindarlarda depresyon ve stres daha az görülürken, Chicago’daki Rush Üniversitesi’nin arastirmasina göre, düzenli olarak ibadet ve dua edenlerdeki erken ölüm oraninin, dine bagli olmayanlara göre yüzde 25 daha az oldugu tespit edildi. Dua eden kalp hastalarinin, ameliyattan sonraki birkaç yil içindeki ölüm oranlarinin, etmeyenlere nazaran yüzde 30 daha az oldugu ortaya çikti. Columbia Üniversitesi’nde yapilan arastirmada ise, üreme sorunlari yasayan kisiler için düzenli olarak dua okundu ve bir süre sonra bu kisilerdeki döllenme basari oraninin yüzde 8’den yüzde 16’ya çiktigi gözlemlendi. San Francisco Hastanesi’nde 393 kalp hastasi üzerinde yapilan bir baska arastirmada ise, 150 hasta için düzenli olarak dua edildi. Tanimadiklari kisilerin kendilerine dua ettigi bu hastalarin, ilaç tedavisine daha çabuk cevap verdikleri tespit edildi. ‘Dua ile terapi’nin yogun olarak kullanildigi Duke Üniversitesi’nden kardiyaloglar da dua eden hastalarin daha hizli iyilestigini kanitladi. Üç yil süren bu çalismada 795 kalp hastasina dünyanin çesitli yerlerinden, aralarinda Amerika’da yasayan Müslümanlarin, Nepalli Budist rahiplerin ve Manchester’li Hiristiyanlarin olusturdugu 26 ayri grup, dua etti. Yine 1998’de yayinladigi bir arastirmayla Dr. Elizabeth Targ, Afrika’daki bazi AIDS hastalarinin toplu yapilan dualarla iyilesme gösterdiklerini kaydetti. Bazi arastirmalarda hasta ve dua edenin karsilikli olarak birbirlerinden haberdar olmasa bile, ‘dua’nin yine sifa verici etkisini göstermesi, bilim adamlari tarafindan meselenin en etkileyici kismi olarak nitelendiriliyor. Öte yandan inancin fiziki etkilerine yönelik bilim dünyasinda sonuçlari merakla beklenen son arastirma ise Ingiltere’de yapiliyor. Ingiliz bilim adamlari, teologlar ve beyin uzmanlarindan olusan bir grup iki yil sürecek bir çalisma sonucunda ‘Neden bazi insanlarin inançlari güçlü, bazilarinin degil?’, ‘Inancin aci üzerindeki etkisi nedir?’ sorularinin cevabini arastiriyor. Ingiltere’de yeni olusturulan ‘Zihin Bilim Merkezi’ne bagli bilim adamlari, bu sayede inanci, inancin gücünü ve sarsilma noktalarini anlamaya çalisacak. Grup dualari daha etkili Bilimsel çalismalarin da ‘duanin gücünü’ kanitlamasi dogal olarak dua gruplarinin sayisini ve duaya olan talebi artiriyor. Nitekim Ingiltere ve Irlanda’da sadece çesitli Hiristiyan mezheplerine ait binin üzerinde dua grubu var. Küçük bir ada ülkesi olan Singapur’da bile 31 dua grubu bulunuyor. Ingiltere’de bir milyondan fazla Hiristiyan’in bagli oldugu bir cemaatin sözcüsü Janet Holloway’a göre arastirmalar, duanin hastalar üzerinde pozitif etkisinin oldugunu kanitliyor. Holloway, ‘Birçok doktor alternatif terapiler arayisinda iken biz de duayi bir alternatif olarak görüyoruz.’ diyor.

PSIKIYATRI PROFESÖRÜ HAROLD G. KOENIG: Dindarlar daha uzun ve saglikli yasiyor Dua etmeyenlere kiyasla, dua edenler üzerinde yaptiginiz klinik deneylerden ne gibi sonuçlar elde ettiniz? Dua edenler ya da dindar hastalar, stresle daha kolay basa çikiyor, depresyona girme oranlari daha düsük oluyor, girseler de daha kolay çikabiliyor. Depresyon, kisilerin hasta olduklarinda yasadiklari ciddi bir zihinsel saglik sorunudur. Ümitlerini kaybedip her seyden vazgeçerler. Din ve dua ise yasama manâ katar, insana ümit verir. Bunlar ise kisinin ruhunu ayaga kaldirarak onu depresyondan çikartir. Yaptigimiz bir çalismada, saglikli ve dua eden ihtiyarlarin, etmeyenlere oranla yüzde elli oraninda, ortalama 6 yil daha fazla yasadiklarini gördük. Görüyoruz ki duanin zihinsel sagliga katkisi, ayni zamanda fiziksel sagligi da etkiliyor. Yaptiginiz klinik deneylerde sadece Hiristiyanlar üzerinde mi çalistiniz yoksa diger dinlerin mensuplari da arastirmalara dahil edildi mi? Amerika’dakilerin yüzde 90’i Hiristiyan oldugu için bulgularimiz dogal olarak Hiristiyanlarla ilgili haliyle. Bununla birlikte dünyanin diger yerlerinde de, sinirli da olsa Müslüman ve Yahudilere yönelik olarak benzer çalismalar yapildigini biliyoruz. Müslümanlarla ilgili olan çalismalar Malezya’da yapiliyor. Buna göre endise, depresyon ve üzüntü, dua edildiginde ya da Kuran okundugunda hissedilir derecede azaliyor. Bildigim kadari ile dua ya da Kur’an okumanin fiziksel saglik üzerindeki etkilerine dönük bir çalisma yok. Ama yapilirsa ayni sonuçlari verecegine eminim. Dua etmenin, çaresi olmayan hastaliklarin tedavisinde önemli bir rol oynayabilecegine inaniyor musunuz? Dua etmek, iyilesmeyi hizlandirabilir mi? Son yüz yil içersinde yapilan bin 500 çalismadan hareketle, ki bu çalismalarin yüzde ellisi dindar insanlarin zihinsel ve fiziksel olarak daha saglikli oldugunu göstermekte, dua etmenin gerçekten de tedavi edilemez hastaliklar üzerinde etkili oldugunu ve iyilesmeyi hizlandirdigini söyleyebilirim. Tabii ki daha da fazla arastirma lazim. Ama, eldeki veriler, düzenli dini hayat yasayan kisilerin, daha mutlu, fiziken ve ruhen daha dirençli olduklarini gösteriyor. Ruhen saglikli olmalarinin, bagisiklik, kan ve kalple ilgili sistemler üzerinde de olumlu etkisi oldugunu biliyoruz. Stres, bedenin dogal tedavi sistemlerinin direncini kiriyor. Dua ve dini yasam ise stresi azaltiyor, iyilesmeyi hizlandiriyor. Ama tabii ki bundan kisilerin sadece hastalandiklarinda dua etmeleri gerektigi sonucunu çikarmamak lazim. Saglikli iken de edilmeli ki, savunma sistemleri sürekli tetikte olsun, beden direnci düsmesin. Böylelikle saglikli kararlar alabilirler, bu da stresi azaltir.

 

Diğer kullanıcılardan yorumlar:

canım arkadaşım çok güzel konular ellerin dert görmesinkendine iyi bak hoşçakal

Yazan Anonim, 22. Şub 2008 12:09

sağol canım arkadaşım Kendine iyi bak sıkılınca gmail'e uğrarsın.Görüşmek dileğiyle

Yazan GURUR, 22. Şub 2008 13:48

Allah teala buyuruyor dua edin dua edin dua edin... ibadet edin demiyor daha cok ''dua edin'' diyor

Yazan seymaa, 22. Şub 2008 16:55

Allah teala buyuruyor dua edin dua edin dua edin... ibadet edin demiyor daha cok ''dua edin'' diyor

Yazan seymaa, 22. Şub 2008 16:56