Depresyona karşı tutumlar

Neden yardım istemiyorsunuz?
1) Yadsıyor musunuz?
 
 
Bir şeylerin yolunda gitmediğini bilirsiniz ama yine de yardım aramazsınız. Bu yanlış olsa da insanların ortak bir tepkisidir. Yalnızca şunlarla yetiniyorsanız büyük bir risk alıyorsunuz demektir:  
  
Hepsini birden unutmaya çalışmak 
Her şeyin aslında o kadar da kötü olmadığını ummak 
Bunların geçip gideceğini ummak 
"Zamanın her derde deva olduğunu” sanmak 
"Yarın yeni bir gündür" diye düşünmek - ve benzerleri 
 
Bu tür umutlar ve düşünceler şunlara bağlı olabilir: 
  
Doktora gitme korkusu 
Hipokondri 
Gerçeği işitme korkusu 
İyimser, aşırı umutlu düşünme 
  
2) Bu konuda cahil misiniz? 
 
Depresyon ve tedavisi üzerine ne kadar az şey bilirseniz, sizin, ailenizin ve dostlarınızın zamanında müdahale etme şansı o kadar azalır. 
 
Son yıllarda doktorlar, hasta grupları ve hastalar depresyon ve diğer ruhsal hastalıklar konusunda halkı bilgilendirmek üzere büyük çabalara girişmişlerdir. Depresyona karşı olumsuz tutumların yavaş yavaş değişmekte olduğunu düşündüren veriler vardır. Örneğin bir gazeteyi açtığınızda ya da televizyonda kanal değiştirdiğinizde, depresyonla nasıl savaştığını anlatan ve yeniden çalışmaya başlama veya artık daha az stresli bir yaşam sürme kararı verdiğini söyleyen bir ünlüyle karşılaşabilirsiniz. 
 
Neyse ki depresyon hakkındaki bilgilerimiz giderek artıyor – bu da herkes için iyi bir haber demek. 
 
3) Önyargılı mısınız? 
 
Bir çoğumuz ruhsal hastalıkları bedensel (fiziksel) hastalıklardan tamamen farklı bir hastalık gibi görerek bundan utanır ve kendimizi yaftalanmış hissederiz.  
 
İşyerinizdeki arkadaşlarınıza neden bir süre hastalık izni kullandığınızı açiklamak zorunda olduğunuzu hayal edin. Onlara ne söylemeyi yeğlerdiniz: 

Spor yaparken kaza geçirdiniz
Midenizde ülser var
Ciddi bir kalp sorunu geçirdiniz 
Depresyon geçirdiniz 

Belki de -yeterince güçlü olmadığımız” için utanç duyarız. Hem işte hem de evde depresyonumuzu gizlemeye çalışırız. Başka insanların neler düşünecekleri, neler diyecekleri bizi ürkütür. Başka ciddi hastalıklarda bunları hissetmeyiz oysa depresyonun onlardan hiçbir farkı yoktur. 
 
Ruhsal hastalıkların böyle güçlü suçluluk ve utanç duyguları uyandırması tuhaf değil mi? 
 
Depresyon üzerine bilgilerin ve açıklığın artması yaftalamayı bir ölçüde azaltacak ve hastalığa ilişkin algılarımızı düzeltecektir. Bunun ciddi bir hastalık olduğunu, utanılacak bir şey olmadığını iyice anlamamız gereklidir. 
 
Halkın gözünde depresyonun bu yönde değişmesi, birçok kisinin daha rahat ve daha mutlu yaşamlar sürebilmesine ve erkenden tedavi arayışına girmesine yardımcı olacaktır.